20 Temmuz 2014 Pazar

Tavan arası: Gohor: Kıyametten Sonra

“İyi bilimkurgu iyi edebiyattır,” der Metis'in kapakları, oldukça güzel ve de anlamlı bir sözle. Ayrıca bir o kadar da doğrudur da. Asimov’un, Aldous Huxley’nin ve Ursula Le Guin’in yazdığı sayısız eser bu sözün ete kemiğe (ya da daha doğrusu sayfaya ve mürekkebe) bürünmüş hâlidir âdeta. Peki iyi bilimkurgu yazmak sadece yabancılara has bir yetenek midir? Tabii ki hayır! Sanılanın aksine bizim topraklarımızdan da bu türde kalem oynatan pek çok başarılı yazar çıkmıştır. Örneğin büyük usta Sadık Yemni, daha çok çevirmen kimliğiyle tanıdığımız Dost Körpe ve tabii ki on parmağında on bir marifet barındıran sevgili Aşkın Güngör. 

Tür ve konu açısından çok geniş bir yelpazeye sahip olan, çoğunlukla da fantastik ve bilimkurgu üzerine eserler veren Aşkın Güngör, yazdığı kitapları edebiyat sosunu bolca bandırmaktan geri kalmaz. Bunun en güzel örneklerinden biri de yazarın en çok tanınan kitaplarından biri olan Gohor’dur şüphesiz. Uzak bir gelecekte, bilinen medeniyetlerin tamamen yıkıldığı ve yeni bir düzenin kurulduğu bir dünyada geçer Gohor. Dünyanın bizim bildiğimiz şekli çoktan tarih olmuştur, artık ne alfabe ne isimler ne de ülkeler aynıdır. İnsanlar kendilerine rüzgârın, kuşların, soyu tükenmekte olan fillerin ve bunun gibi doğal şeylerin seslerini andıran isimler takmışlardır. Şanslı olanlar yeni kurulan on cam kentten birinde dış dünyanın tehlikelerinden uzak, lüks ve refah içinde bir hayat sürdürmektedir; fakat aynı şey şehir standartlarına uygun olmayanlar veya kabul görmeyenler için geçerli değildir ne yazık ki. Onlar dışarıda, bu acımasız ve yeni dünyanın ortasında sefalet içinde yaşamaya mahkûmdur. 

Gohor’da birbirlerinden oldukça farklı iki şehir anlatılır ve her ikisi de romanın geçtiği dünyaya değişik pencerelerden bakabilme imkânı sağlar biz okuyuculara. Bunlardan ilki kitabımızın kahramanı Gohor’un evi olan Gününgülü Köyü’dür. Fakir bir yerleşim yeridir Gününgülü, dağınık hâlde dizilmiş ahşap barakalardan oluşur. Evler yağ lambalarıyla aydınlatılır, elektrik nedir bilmezler; mobilyaları derme çatmadır, giysileri yamalı. Ne hastalıklara karşı bir çareleri vardır ne de vahşi hayvanlara karşı bir korumaları. Hemen yakınlarındaki Cam Kent Ramelya sakinlerinin aksine tam bir sefalet içinde yaşarlar, işin kötüsü Ramelyalılar komşularının çektiği sıkıntıları bilir ama umursamazlar.

Cam Kent Ramelya ise büyük yıkımdan sonra inşa edilen, etrafı cam bir fanusla sarılı on modern kentten biri ve Gününgülü’nün komşusudur. Buradaki insanlar refah ve zenginlik içinde yaşamaktadır. Yerçekimine karşı koyan arabalara, tüm ev işleriyle ilgilenen robotlara, hareketli fotoğraflara, ihtişamlı saydam binalara ve pahalı kıyafetlere sahiptirler. Onları her tür tehlikeden koruyan Anka ve Kızıl Baykuş birlikleri – özel bir teçhizat sayesinde uçabilen güvenlik güçleri – sürekli tepelerinde kol gezmektedir. Kısacası Gohor başta olmak üzere Gününgülü’nde yaşayan her çocuğun hayali, her yetişkinin kalbindeki gizli arzudur Ramelya’nın sunduğu hayat, konfor ve huzur.

Peki gerçekten de öyle midir? Rüzgârı tenlerinde hiç hissedemeyen, güneşi cam bir fanusun ardındaki sarı bir leke gibi gören, toprakla hiç temas kuramayan bu insanlar gerçekten de mutlu mudur? O hâlde neden her birinin yüzlerinde sahte bir gülümseme var? Neden hiçbirinin gözleri Gününgülü halkınınki gibi gülmüyor? Tüm bu teknolojiye, bu ayrıcalıklara, bu modern hayata sahip olmakta mı yatar mutluluk? Yoksa Gününgülü’ndeki samimiyette, dostlukta ve karşılıksız sevgide mi?

İşte bu sorulara ve çok daha fazlasına cevap arıyor ve satır aralarında okura hayatı inceden inceye sorgulatıyor Gohor. Günümüzde yiten sadakat, dostluk ve erdemi hatırlatıyor, unutulmasın istiyor. Bunu yaparken de bizleri hayal dünyasının uçsuz bucaksız topraklarında eşsiz bir maceraya çıkarıyor. Kısacası her anlamda bir bilimkurgudur Gohor, ama bir o kadar da edebiyattır da. Üstelik en güzel yanı ne biliyor musunuz? Tamamen bizim topraklarımızdan çıkması…

(Not: 2013'te Roman  Kahramanları dergisinin çocuk eki için yazılmış, ama gün yüzü göremeyip tavan arasına atılmış, "Çocuklar/gençler için üretilmiş yapıtlarda düşsel veya gerçek kentler," konulu makaledir.)

ShareThis