2009 senesinde “Eve Dönüş” adlı bir hikâye yazmıştım. Nükleer kıyamet sonrası bir dönemde, İstanbul’un yıkıntılarında geçiyordu. Cesur isimli bir arayıcının Bağdat Caddesi’nin yıkıntılarında bulduğu köle bir kızı ailesine götürme çabalarını konu alıyordu.
Bir noktada Cesur ve küçük kızın karşıya geçmesi, Kapalı Çarşı’nın altındaki yeraltı kentine ulaşması gerekiyordu. Ama bir sorun vardı: Üç köprü de yıkılmıştı. Boğazın altından geçen tüp geçidi de zombiler ve dev sıçanlar basmıştı.
Dikkatinizi çekerim, “üç köprü de” dedim. Şimdi, ne var bunda diyebilirsiniz. Ama bu öyküyü yazdığımda İstanbul’da sadece iki köprü vardı. Üçüncünün inşaatına ta 2012 yılına kadar da başlanmamıştı.
Hadi bu çok önemli değil. İstanbul boğazına üçüncü bir köprü yapılacağına dair söylentiler ben lisedeyken bile (90’larda yani) konuşulurdu. Ama işin ilginç tarafı yazdığım hikâyede boğazın sularının altından geçen iki tüp geçitten bahsetmiş olmam.
Ne ilginçtir ki bu tüp geçitlerden biri Üsküdar civarından başlayıp Karaköy’e gidiyor. Yani yaklaşık olarak Marmaray tüneline yakın bir güzergâh izliyor; başlangıç noktası aynı, bitiş noktası farklı. Ama asıl şaşırtıcı olan ve bana tebessüm ettiren şey, yazdığım ikinci tüp geçidin izlediği yol. İstanbul limanının oradan başlayıp Kennedy Caddesi’ne, Sultanahmet Camii’nin alt tarafına çıkıyor. Yani tamı tamına Avrasya Tüneli’nin izlediği yolun tıpkısının aynısını takip ediyor. Hikâyede bu güzergâhı ayrıntılı olarak belirtmişim üstelik.
Çok iyi hatırlıyorum, hikâyeyi yazarken İstanbul haritasını açmış ve olası köprü ve tünel noktalarını kendimce hesaplamaya çalışmıştım. Gerçeğe yakın olsun istiyordum. Ama bu kadar isabetli olacağı hiç aklıma gelmemişti doğrusu. Dün gece kafama takıldı, acaba ne kadar tutturdum diye bir bakayım dedim. Sonucu görünce hem çok şaşırdım hem de mutlu oldum :)
Bu da böyle bir anımdır.
skip to main |
skip to sidebar
Kısa hikayelerim ile trajikomik anılarımın buluşma ve kendi aralarında kaynatma noktası...
14 Eylül 2022 Çarşamba
Kim, neden, nasıl?
Başlıca Çevirilerim
- Toz Gibi Yıldızlar – Isaac Asimov
- Uzay Akımları - Isaac Asimov
- Gökteki Çakıl Taşı - Isaac Asimov
- Kan, Ter ve Pikseller - Jason Scheirer
- Witcher Evreni – Dark Horse
- Geliş – Ted Chiang
- 2312 – Kim Stanley Robinson
- Kara Prizma – Brent Weeks
- Ejderha Yolu - Daniel Abraham
- Ender’in Oyunu – Orson Scott Card
- Vardiya – Hugh Howey
- Gölge Oyunu – Ray Bradbury Derlemesi
Bazı Düzeltilerim
- Elçilik Kenti - China Mieville
- Locke Lamora’nın Yalanları – Scott Lynch
- Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler – Scott Lynch
- Hırsızlar Cumhuriyeti – Scott Lynch
- Silo – Hugh Howey
- Toz – Hugh Howey
- Dresden Dosyaları 4 – Jim Butcher
- Mongoliad Üçlemesi – Neal Stephenson
Tozlu Raflardakiler
Kategoriler
- Anı (154)
- Bilim-Kurgu (7)
- Blog Dergisi (2)
- BU Yayınları (11)
- Çeviri (55)
- Çizgi-roman (11)
- e-kitap (1)
- Eleştiri (12)
- Fantastik (31)
- Fas (1)
- Geçmişin Gölgesi (1)
- Gölge (5)
- Hikaye (74)
- İnceleme (63)
- Kayıp Rıhtım (59)
- Kitap (44)
- Kitaplarım (12)
- Konuk Yazar (4)
- Korku-Gerilim (4)
- Mim (13)
- Ne demek? (2)
- Oyun (3)
- Oyungezer (2)
- Pazarolla (8)
- Polisiye (10)
- Radyo (2)
- Röportaj (5)
- Takıntılar (6)
- Tavan arası (2)
- Yemin ve Öç (5)
- Yitik Öyküler (13)
- Yorgun Savaşçı (11)
Yakın Takiptekiler
Takip Ettiklerim
-
-
İçinden Seramik Geçen Filmler - Ghost (1990)1 hafta önce
-
Banana Fish 6. Cilt Çıktı2 hafta önce
-
-
2020-2024 Günceleri2 ay önce
-
Gulyabani5 yıl önce
-
Bayan Hulk 😉5 yıl önce
-
Bu Su, David Foster Wallace5 yıl önce
-
-
-
Yürek Yorgunluğu..6 yıl önce
-
-
Yazın İlk Yarısında Neler Okudum?9 yıl önce
-
Bakış Açısı11 yıl önce
-
12'den 20. Güne Zıplayış11 yıl önce
-
LADY GAGA'DAN YENİ VİDEO: "APPLAUSE"11 yıl önce
-
Bu Dünürler Size De Tanıdık Gelecek!12 yıl önce
-
Yasal Uyarı
Bu blogda yazılan yazıların hepsi Telif Hakları Yasası gereğince blog sahibine aittir. Blog sahibinin izini alınmadan alıntı yapmak, kopyalamak, kaynak göstermeden başka bir yerde yayınlamak kesinlikle yasaktır. Anlayışınız ve emeğe gösterdiğiniz saygı için teşekkürler.
3 comments:
Telif hakkı böyle bişi değildi di mi?.. Gülümsettin İhsan Abi. O saf heyecanlar, sanki bilimsel bir araştırma yapıyormuşçasına özenilen amatör işler ne keyiflidir öyle.
Öykünün linki var mı xD
Heheh, sağ olasın :) Gülmene sevindim.
Hikâye blogda var. İlk bölümü şurada. Devamına da altındaki linklerden ulaşılabiliyor:
https://yorgun-savasci.blogspot.com/2009/11/eve-donus-bolum-1.html
Hemmmen linke gidiyorum ^_^
Yorum Gönder