* Sevgili günlük. Haberlere bakılırsa önümüzdeki üç gün boyunca hava durumu 42 derece olacakmış. YANDIK! Yani… daha yanmadık ama yanacağız. Hem de cayır cayır! E klimam da yok. Bu işe kesin bir çare bulmam lazım. BU SICAKLAR BENİ ÇILDIRTACAK!
* Sevgili günlük. Bugün küvette yüzme talimi yapmaya karar verdim. Tozlu bavullarımın birinden mayomu bulup çıkardım. Bir güzel üstüme geçirdim. Ama biraz şişmanlamış mıyım ne? Küçük geldi sanki… Neyse! Asıl sorun o değil. Asıl sorun iki sene önce küveti söktürüp yerine duşakabin taktırmış olmam! Yine de bir deneyeyim dedim, belki başarırım. Ama birkaç dakika boyunca duşakabinin zemininde AYIBALIĞI gibi debelenip yuvarlanınca vazgeçtim. Hayır, bir de ayaklarım kapılara çarpıyor, hepten ayı gibi böğürüyorum. Gerçekten şişmanlamışım galiba, ühü! BU SICAKLAR BENİ ÇILDIRTACAK!
* Ulan günlük! Hava durumu haklı çıktı! Havaları bol olmayasıcalar! Bugün gerçekten de 42 derece! Dışarıda tam bir cehennem sıcağı var. Serinleyeyim diye camı açıyorum, 220 derecede önceden ısıtılmış fırın kapağını açmış gibi oluyorum mübarek! Emektar vantilatörümün de kendine hayrı yok. En üst dereceye getirip tam karşısında duruyorum ama ne fayda?! Son nefesini verir gibi, ince ince soluyor pezevenk! Yok yok, buna bir hâl çaresi bulmam şart. BU SICAKLAR BENİ ÇILDIRTACAK!
* Günlük… Buzdolabının kapağını açıp karşısında oturma fikrim bütün yemeklerimin bozulmasıyla sona erdi. Hayvan gibi terlemeye devam etmem yetmiyormuş gibi şimdi bir de aç kaldım, böhü! Evde mayoyla dolaşma fikrim de aynada kendimi gördüğüm an yaşadığım hüsran ve depresyon tarafından itinayla sona erdirildi. Mayom o kadar küçük geliyor ki harbiden ayıbalığına benziyorum lan! Artık hem aç, hem terli, hem de depresyondayım. BU SICAKLAR BENİ ÇILDIRTACAK!
* Günlük. Evde donla dolaşmaya karar verdim. Çok rahat! Hem de mayomdan daha bol… Daha önce neden aklıma gelmediğine şaşıyorum. Hay donumla bin yaşayayım, hahayt! Gerçi balkona çıktığımda karşı apartmandaki komşunun bakışlarından biraz rahatsız olmadım değil. Kapıcı Rüstem Efendi de kapıyı öyle açınca bana biraz ters baktı sanki. Ama ne var canım?! Deniz kenarında da mayoyla dolaşmıyor muyuz? Ha mayo, ha don! Biri renkli, biri beyaz. Ne olmuş yani? Normalleştirmek lazım böyle şeyleri azizim, normalleştirmek. Bir de şu açlık işine bir çare bulabilsem… Bu havada markete gidilmez ki! BU SICAKLAR BENİ ÇILDIRTACAK!
* Ah be günlük, sorma başıma gelenleri… Dün donumla salonda otururken şu normalleştirme fikri çok kafama yattı. Ben de bunun üzerine bugün markete donla gitmeye karar verdim. Hem orada klima da vardır! Sonuçta ha mayo, ha don, değil mi?
Değilmiş…
Tam da 42 derece hava sıcaklığına rağmen sokaklarda püfür püfür dolaşmanın tadına varmak üzereydim ki birisi arkamdan 42 numara ayakkabısını kafama küt diye geçiriverdi! Ne oluyoruz demeye kalmadan kendimi komşularımın sevgi dolu darbeleri altında dayak yerken buldum. “Yapmayın, etmeyin, bunları normalleştirmemiz lazım!” diye bağırsam da sıcaktan zaten gözü dönmüş olan mahalleli ağzımı burnumu normalleştirmeye kalkınca çareyi topuklarım donuma vura vura kaçmakta buldum ben de.
Baktım, caminin önünden geçiyorum. Allah’a sığınıp daldım içeri. Ne bileyim ben bugünün cuma olduğunu günlük!? Sıcaktan akıl mı kaldı insanda?? İçeriye girmemle cuma namazı için toplanmış cemaatin ortasında kendimi donla buluverdim. “Ey cemaati müslimin! İslam hoşgörü dinidir! Vurmayın!” dedim… dinletemedim. Ne sapıklığım kaldı, ne zındıklığım, ne de münafıklığım. Son hatırladığım polisin gelip beni linç edilmekten son anda kurtardığı… Donumun nerede olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. “Ne işin vardı evladım orada cıbıl cıbıl? Manyak mısın sen?” diye sordu başkomiser. O telaşla kendimi açıklayayım derken, “Komiserim, ayıbalığıyım ben. Buzdolabına sığmayınca markette donla normalleşeyim,” deyiverdim. Şimdi beni Manisa Akıl Hastanesi’ne götürüyorlar. Kliması vardır inşallah.
Bu sıcaklar beni çıldırttı…
skip to main |
skip to sidebar
Kısa hikayelerim ile trajikomik anılarımın buluşma ve kendi aralarında kaynatma noktası...
15 Temmuz 2023 Cumartesi
Kim, neden, nasıl?
Başlıca Çevirilerim
- Toz Gibi Yıldızlar – Isaac Asimov
- Uzay Akımları - Isaac Asimov
- Gökteki Çakıl Taşı - Isaac Asimov
- Kan, Ter ve Pikseller - Jason Scheirer
- Witcher Evreni – Dark Horse
- Geliş – Ted Chiang
- 2312 – Kim Stanley Robinson
- Kara Prizma – Brent Weeks
- Ejderha Yolu - Daniel Abraham
- Ender’in Oyunu – Orson Scott Card
- Vardiya – Hugh Howey
- Gölge Oyunu – Ray Bradbury Derlemesi
Bazı Düzeltilerim
- Elçilik Kenti - China Mieville
- Locke Lamora’nın Yalanları – Scott Lynch
- Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler – Scott Lynch
- Hırsızlar Cumhuriyeti – Scott Lynch
- Silo – Hugh Howey
- Toz – Hugh Howey
- Dresden Dosyaları 4 – Jim Butcher
- Mongoliad Üçlemesi – Neal Stephenson
Tozlu Raflardakiler
Kategoriler
- Anı (154)
- Bilim-Kurgu (7)
- Blog Dergisi (2)
- BU Yayınları (11)
- Çeviri (55)
- Çizgi-roman (11)
- e-kitap (1)
- Eleştiri (12)
- Fantastik (31)
- Fas (1)
- Geçmişin Gölgesi (1)
- Gölge (5)
- Hikaye (74)
- İnceleme (63)
- Kayıp Rıhtım (59)
- Kitap (44)
- Kitaplarım (12)
- Konuk Yazar (4)
- Korku-Gerilim (4)
- Mim (13)
- Ne demek? (2)
- Oyun (3)
- Oyungezer (2)
- Pazarolla (8)
- Polisiye (10)
- Radyo (2)
- Röportaj (5)
- Takıntılar (6)
- Tavan arası (2)
- Yemin ve Öç (5)
- Yitik Öyküler (13)
- Yorgun Savaşçı (11)
Yakın Takiptekiler
Takip Ettiklerim
-
-
İçinden Seramik Geçen Filmler - Ghost (1990)1 hafta önce
-
Banana Fish 6. Cilt Çıktı2 hafta önce
-
-
2020-2024 Günceleri2 ay önce
-
Gulyabani5 yıl önce
-
Bayan Hulk 😉5 yıl önce
-
Bu Su, David Foster Wallace5 yıl önce
-
-
-
Yürek Yorgunluğu..6 yıl önce
-
-
Yazın İlk Yarısında Neler Okudum?9 yıl önce
-
Bakış Açısı11 yıl önce
-
12'den 20. Güne Zıplayış11 yıl önce
-
LADY GAGA'DAN YENİ VİDEO: "APPLAUSE"11 yıl önce
-
Bu Dünürler Size De Tanıdık Gelecek!12 yıl önce
-
Yasal Uyarı
Bu blogda yazılan yazıların hepsi Telif Hakları Yasası gereğince blog sahibine aittir. Blog sahibinin izini alınmadan alıntı yapmak, kopyalamak, kaynak göstermeden başka bir yerde yayınlamak kesinlikle yasaktır. Anlayışınız ve emeğe gösterdiğiniz saygı için teşekkürler.
0 comments:
Yorum Gönder