3 Mart 2012 Cumartesi

Bursa'nın ufak tefek taşları...

Bildiğiniz (ya da şimdi öğreneceğiniz) üzere 10. Bursa Kitap Fuarı önümüzdeki hafta yani 10 Mart günü ziyaretçilerine kapılarını açacak. Eğer çok büyük bir aksilik olmazsa (olur ya; lastik patlar, şoför atlar ya da ne bileyim Asteriks'deki tonton şefin de sürekli söylediği gibi gökler başımıza yıkılır falan) ben de gelecek Pazar yani 11 Mart günü Bursa Kitap Fuarında olacağım inşallah. 

Küçüklüğümde bu yeşil şehre çok gidip gelirdik. Orada pek çok güzel anım var; o yüzden Bursa'nın yeri ayrıdır bende. Mesela sülalece Uludağ'a gidip kaybolduğumuz; o da yetmiyormuş gibi yazın ortasında önce sise, sonra yağmura ardından da dolu yağmuruna maruz kaldığımız geziyi hiç unutmam mesela. Tahmin edebileceğiniz gibi çok eğlenmiştik! Yine sülalece Karamustafa Hamamı'na gidip hep birlikte bir güzel hastalandığımız bir başka seyahati de sık sık anımsayıp gülümseriz. 

Babamın iş münasebetiyle kullandığı ufak bir motosikleti vardı bir de. Beni arkasına oturtturur, oradan oraya gezip dururdu. Ben de adamcağızın sırtına sıkıca yapışır, düşmemek için dua eder dururdum. O gezilerden tek anımsadığım altımızdan geçip giden asfalt ve babamın geniş sırtı... 

Bir seferinde de ailece gitmiş fakat her zaman konakladığımız otelde yer bulamamıştık. Biz de mecburen başka bir yerde kalmak zorunda kalmıştık. Ama otel o kadar kötüydü ki... Koridorları labirent şeklinde tasarlanmıştı ve rehber olmadan odanızı bulmak gibi bir şansınız yoktu mesela. Halılar falan da bayağı kirliydi. Başka yer kalmadığından orada konaklamak zorunda kalmış lakin bütün gece korkumuzdan uyuyamamıştık. 

Kulağa öyle gelmese bile hepsi de hakikaten güzel günlerdi. O yüzden uzun yıllardır adım atma şansını yakalayamadığım bu toprakları yeniden ziyaret edebileceğim için mutluyum. Endişe mi? Yok canım, niye endişeleneyim? Başımıza gelmeyen kalmamış ne de olsa, daha kötü ne olabilir ki? (Gulp!) 

İzmir'den Bursa'ya günübirlik gitmek pek kolay değil tabi. Özellikle uçakla gitmeye çalışmak bir hayli güç bir uğraşmış taze edindiğim bilgilere göre. Çünkü bizim buradan oraya giden tek uçak öğlen 16:30'da kalkıyor, dönüş için ilk uçaksa 17:30'da. Kısacası uçakla gitmeye kalktığım zaman fuara adımımı atmamla geri dönmem bir olacak. O yüzden bana altı saatçik (!) mecburi bir otobüs yolculuğu görünüyor ufukta. Hatta ufukta değil, direkt cepte; biletimi şimdiden aldığıma göre... Yine de bu durumdan hiç ama hiç şikayetçi değilim. Düşünsenize bir; o yolculukta, o fuarda ve dönüş seyahatinde ne maceralar yaşarım kim bilir? Bayağı bir yazı malzemesi çıkar blog için kanımca. Yayın evinden fuara katılacak arkadaşları yeniden görmek de güzel olacak eminim. Bir de işin içinde Kayıp Rıhtım'dan sevgili berre ve blog dostlarından Hypatia ile tanışabilme olasılığı da var tabi. Hal böyle olunca insan ister istemez heyecanlanıyor ve bazı şeyleri seve seve görmezden gelmeye başlıyor.

Şimdilik tek derdim sabah saat dörtteki otobüsüme nasıl yetişeceğim ve o uykusuzlukla fuarda benimle konuşma bahtsızlığına erecek olan insanlara neler geveleyeceğim. 

Ziyaretçi: "Bir imzanızı alabilir miyim acaba? Adım Mıstık." 
mit: "Ne? Yastık mı? Tabii... Kuş tüyü olsun lütfen."
Ziyaretçi: "Ne yastığı yahu? İmza diyorum, imza. Hani kapağa..."
mit: "Hadi yatağa mı? Hemen! Bir dakika, önce pijamalarımı giymem lazım."
Ziyaretçi: "Aaa! Herife bak, düpedüz soyunuyor yahu!"

Ertesi gün çıkacak manşeti tahmin edersiniz sanırım: Sanat için soyundu! 

Uzun lafın kısası Pazar günü Bursa Kitap Fuarında olacağım. Bu sayede hem BU Yayınları standında kitaplarımı imzalayacağım hem de yeni çıkan kitaplardan birkaçını daha bohçama atıp okunacaklar listemi biraz daha kabartacağım (bu listenin adını "okumak istediğim ama bir türlü başlayamadığım devasa kitap yığını" olarak değiştireceğim bu gidişle). Adresim; Salon 2, stand 501 A. O civarlarda olan, olacak olan, olmayıp da olabilecek gibi olan herkesi beklerim efendim.

Darısı İzmir Kitap Fuarının başına...

10 comments:

dostca99 dedi ki...

Okurlarınla buluşacak olman ne harika.
İzmiteki fuara da bekleriz.

mit dedi ki...

Teşekkürler, çok sağ olun :) İmkanım olursa mutlaka geleceğim. Görüşmek üzere...

Lô - Lâ dedi ki...

Bursaya dair ne guzel anilariniz var .. Hic dusundugunuz gibi somurkan gelmedi, aksine cok keyifli ..

Arti, bu kadar kipir kipir ve positif enerjiye hakimken o alti saat du gibi akip gecer .. Heyecaninizi yitirmemeniz dilegiyle ..

: )

Pabuç dedi ki...

Bir aksilik çıkmazsa orada olmaya çalışacam..İnşaallah..bir kitap imzalatırız ssanada inş :)

mit dedi ki...

@ Lô - Lâ: Teşekkürler, çok sağ olun. Daha bir hafta varken böyle kıpır kıpırsam o son altı saatte halim ne olur tahmin bile edemiyorum :) Değerli yorumunuz için bir kez daha teşekkürler.

@ Pabuç: Aaa! İşte bu, bugün aldığım en güzel haber :) Gel... Sen de gel ki salon başımıza yıkılsın :D Görüşürüz inşallah arkadaşım, huzurla kal.

Lô - Lâ dedi ki...

Ricaa ederim, asil ben size mutesekkirim .. Yuzumde tebessum olustu okurken ..

Guzel seyler olur hep eminim : )

sihirlitorba dedi ki...

bundan sonra yazılarını ofiste okumayacağım :) çok gülüyorum,sonra millet tuhaf tuhaf bakıyor :))) gerçekten çok hoş bir yazıydı...Yani şunlardan bizi mahrum bırakıyorsun ya :))şimdiden bol ziyaretçili,bol imzalı güzel bir gün diliyorum.kolay gelsin ve hayırlı yolculuklar...

mit dedi ki...

Teşekkür ederim, insanlara tuhaf tuhaf baktırmakta üstüme yoktur :P Şaka bir yana beğenmene ve gülmene sevindim. Mahrum bırakmak istemiyorum ama iş yerim de beni madur bırakıyor. Pişti oluyoruz anlayacağın :) Güzel dileklerin için çok çok teşekkürler arkadaşım.

Malkavian dedi ki...

Fuar geldi geçti. İzlenimleri de anlatmayacak mısın peki. Nasıl bir ortamdı. Sana baskın yapcak kişiler pek olmamış olabilir sanırım orada ama onun dışında nasıl geçti?

mit dedi ki...

Güzel geçti çok şükür. Bir yazı hazırlıyorum ama vakit bulup da tamamlayamadım. En kısa zamanda yayınlayacağım inşallah. Sevgiler...