8 Mayıs 2016 Pazar

Annnneeee! Bittiiiiii!

Ana gibi yar olmaz, sözünü kim dile getirdiyse cidden çok doğru söylemiş. Eğer annelerimizin bize yönelik bitmek bilmez sevgisi, ilgisi ve alakası olmasaydı hiçbirimiz bugün olduğumuz kişi olamazdık.

Yani düşünsenize bir… Henüz bacak kadar bir çocukken bizi her sabahın kör karanlığında yatağımızdan kaldıran, itirazlarımıza aldırmadan önlüğümüzü giydiren, kar kıyamet veya yağmur çamur demeden zorla okula gönderen, akşam eve geldiğimizde oyun oynamamıza engel olup ödev yaptıran annelerimiz olmasaydı şu an bulunduğumuz yerde olama… Bir dakika ya, bu çok iyi bir örnek olmadı sanki… Öhöm! Baştan alalım.

Gençlik yıllarımızda ipe sapa gelmez kişilerle arkadaşlık etmemize, akşam eve geç gelmemize, ne giydiğimize, ne içtiğimize, saçımıza yüzümüze ne sürdüğümüze karışan annelerimiz olmasaydı…! Efendim? Bu da mı olmadı?

Peki, bir de şöyle deneyelim… Çocukluğumuzu ve ergenliğimizi geride bıraktığımızda, şimdiki aklımıza o zamanlarda sahip olmayı dilemeye başladığımız yıllarda, o çok meraklısı olduğumuz “kendi ayaklarımızın üstünde durma” mesuliyetini tüm ağırlığıyla omuzlarımızda hissettiğimizde… kısacası koskocaman sorumlulukları olan kazık kadar bir yetişkin olduğumuzda bile boyumuza posumuza, yaşımıza başımıza bakmadan her ihtiyaç duyduğumuzda yanımızda olan, bugün bile hâlâ her derdimizle canla başla ilgilenen, ufacık bir sıkıntımızda bile üzülen annelerimiz olmasaydı bugün olduğumuz kişi olamazdık. Değerlerini bilmek gerek…

Tüm annelerin bu özel günü kutlu olsun.

0 comments:

ShareThis