1 Mayıs 2016 Pazar

Bitmeyen Savaş: Hugo Ödülleri

Hugo jürisi, 1976 yılında büyük ödülü Bitmeyen Savaş’a layık gördüklerinde ileride bir gün aynı isimle ama farklı bir şekilde anılabileceklerini akıllarının ucundan bile geçirmemiştir muhakkak. Ancak bugünlerde, bilhassa da şu son 3-4 yıldır Hugo denince akla ilk gelen şey bu oluyor maalesef: Sağ ve sol görüşlü sanatçıların bitmek bilmeyen savaşı… 

Bildiğiniz gibi Sad Puppies ve Rabid Puppies adlı iki aykırı grup bir süredir Hugo Ödülleri oylamalarını kendi seçtikleri eserler doğrultusunda yönlendirmeye çalışıyor. Biz de geçen yıl tüm bu süreci “Çanlar Hugo Ödülleri İçin Mi Çalıyor?” adlı makalemizde detaylı olarak kaleme almış, daha sonra da “Hugo Ödülleri’nin Ardından” adlı yazımızla son yaşananları sizlere aktarmıştık. Eğer Sad&Rabid Puppies isimleri size yabancıysa ve olaylara tam olarak hâkim değilseniz az önce bahsettiğim yazılara bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Özet geçmek gerekirse, her iki grup da geçen yıl büyük bir hezimete uğradı ve hiçbir dalda tek bir ödül bile alamadılar. Guardian, Tor, John Scalzi ve G.R.R. Martin gibi isimlerin önderliğinde bir araya gelen karşıt görüşlü yazarlar, yayınevleri ve okurlar Sad&Rabid Puppies gruplarının önerdiği tüm eserlere “Ödül Yok” kaşesi vurdu. Böylece Hugo tarihinde bir ilk yaşandı ve 5 kategoride kimseye ödül çıkmadı.

Bu ağır hezimetin ardından herkes Sad&Rabid Puppies’in etkisinin azalacağını ve bu yıla çok fazla etki edemeyeceğini iddia etmişti (ya da daha doğrusu ummuştu). Ancak bildiğiniz üzere 2016 Hugo Ödülü aday listesi geçtiğimiz gün resmen açıklandı. Ve görüldü ki durum hiç de öyle değil…

Rabid Puppies’in başındaki isim olan ve ırkçı/cinsiyetçi söylevleri nedeniyle oldukça fazla eleştiri alan Vox Day, önerdiği 81 isimden 64’ünü aday listelerine yerleştirmeyi başardı. Kendisini En İyi Editör (Uzun Eserler) dalında aday göstermekten, kendi yayınevinden (Castalia House) çıkan kitapları da listeye sokmaktan yine geri kalmadı elbette. Ancak geçen yıl 6 eserle üç ayrı dalda aday gösterdiği ve en az kendisi kadar ırkçı/cinsiyetçi olarak görülen John C. Wright bu yıl da listesinde olmasına rağmen oylamalara kalamadı.

Vox Day ve ekibi bu yıl “savaşı” Goodreads’e de taşıdı ve “düşmanlarının” kitaplarına 1 yıldız vermeye başladılar. Ama durumu hemen fark eden Goodreads ekibi hem Vox Day’in hesabını hem de Rabid Puppies grubunu açıldıktan 36 saat sonra silerek süresiz olarak uzaklaştırdı.

Sad Puppies cephesi ise bu sene farklı bir yol izledi. Kadın düşmanı olmakla suçlanan grup bu yıl üç bayan yazar tarafından, yani Kate Paulk, Sarah Hoyt ve Amanda Green tarafından idare ediliyor. Bu üçlü geçen yılın aksine kendi listelerini dayatma ve destekçilerinden oy isteme yoluna gitmedi ve ödüllere daha çok kişinin katılmasını sağlamak için herkesten öneri topladı. Sonuç olarak ortaya sosyal mesaj içerikli kitapların bile dâhil olduğu, gerçekten sevdikleri eserlerden oluşan bir liste çıktı.

Hatırlayacağınız üzere Sad&Rabid Puppies ekiplerinin geçen yıl en çok eleştirildiği konu Larry Niven, William Gibson, Jo Walton, John Scalzi, Lev Grossman, Ian McDonald, Ursula K. Le Guin, Patrick Rothfuss, Ann Leckie, N.K. Jemisin ve Stephen King gibi isimlerin ödülü dışında kalmalarına sebep olmalarıydı. Bu yılsa tam tersine bu isimlerin çoğu listelerinde yer alıyor. Hatta Vox Day’in listesinde bile!

Rabid Puppies’in bu yılki listesine baktığımızda Jim Butcher ve Vox Day gibi geçen seferki isimlerin yanı sıra Sad Puppies listesinde de yer alan Stephen King, Neal Stephenson, Brandon Sanderson, Neil Gaiman ve Andy Weir gibi yazarları görüyoruz. Dahası sürekli savaş hâlinde olduğu Tor ve File 770 de adaylar arasında…

Peki bu ne anlama geliyor? İnsan ilk başta iki şeyi düşünüyor. Bir, Vox Day ile ekibi akıllandı ve Sad Puppies’e uyarak gerçekten başarılı buldukları eserlere oy vermeye karar verdiler. Fakat Rabid Puppies’in listesine baktığımızda bunun olası olmadığını hemen görüyoruz; çünkü Vox Day tıpkı geçen yıl yaptığı gibi mümkün olan her kategoriye kendi yayınevinden çıkan kitaplarını, kendini ve kendi kitabını yerleştirmiş.

Bununla birlikte feminist kurgulardan hazzetmediği için Naomi Novik (Temeraire) ile Ann Leckie’yi (Adalet), her zaman kavga hâlinde olduğuJohn Scalzi’yi ve iki siyahi kadın yazar Nnedi Okorafor ile N.K. Jemisin’i malum sebeplerden dolayı listesine almamış.

O hâlde ikinci seçeneği düşünüyoruz: İnsanların sevdiği yazarları listelerine alarak oylarını kapmayı, böylece “Biz kazandık!” demeyi düşünüyorlar. Ne kadar basit, değil mi? Hayır… Eğer Vox Day’i siz de benim kadar tanıdıysanız öyle olmadığını gayet iyi biliyorsunuz demektir.

Bir de şu açıdan bakın: Eğer geçen yılki uygulama devam ettirilir ve Vox Day’in önerdiği bütün isimlere “Ödül Yok” kaşesi vurulursa tüm bu değerli sanatçılar normal şartlar altında kazanabilecekleri bu ödülden mahrum kalacaklar. Böylece Vox Day bir taşla iki kuş vuracak: Hem ödüller mahvolacak hem de kimi önerirse önersin kendi seçtiği isimlere oy verilmeyeceğini ispatlayacak. Yok eğer Ödül Yok kaşesi vurulmaz ve onun önerdiği adaylardan biri Hugo’yu kucaklarsa yine Vox Day kazanacak!

Tehlikenin farkında mısınız?

Öte yandan, Sad Puppies’in bu yılki politikası (ve Vox Day’in kendi yayınevi dışında kalan yerleri onlarla doldurması) sağ olsun, Hugo Adayları listesi hiç bu kadar iyi gözükmemişti… Listelerde kimler yok ki? Steampunk türündeki yeni serisi The Cinder Spires ile Jim Butcher, Seveneves adlı romanıyla Neal Stephenson, Perfect State adlı novellasıyla Brandon Sanderson, Kâbuslar Pazarı derlemesindeki bir öyküsüyle Stephen King, The Sandman: Overture çizgi-romanıyla Neil Gaiman, Marslı’yla Andy Weir, Ejderha Mızrağı kitaplarının efsanevi çizeri Larry Elmore… Tüm bu saydığım isimler Sad&Rabid Puppies listelerinden geliyor ve hepsi de Ödül Yok kaşesi yeme, yani Hugo’ya layık görülmeme tehlikesiyle karşı karşıya.

Her iki grubun müdahalelerine rağmen kendi eserlerinin kalitesiyle ödüle aday olmayı başaran isimler de var elbette. Örneğin Adalet’in yazarı Ann Leckie, Vox Day’in tüm inadına rağmen Ancillary Mercy ile adaylar arasında. Kendisi bu başarısını Sad Puppies listesinde olmasına da borçlu elbette. Bu yıl Binti (eğer Arapça kökenli kelimeden geliyorsa “Kızım”) adlı novellasıyla hem BAFTA hem de Nebula adayı olma başarısını gösteren Nnedi Okorafor da Sad Puppies oylarıyla Hugo’ya aday olanlardan. Aynı şekilde Naomi Novik, Ex Machina, Mad Max: Fury Road, Star Wars: The Force Awakens, Doctor Who ve Jessica Jones da adaylıklarını onlara borçlu.

Saga, John Scalzi, Ant-Man, Daredevil, Kung Fury ve The Witcher 3: Wild Hunt ise Sad Puppies listesinde olmalarına rağmen yeteri kadar oy alamayıp ödüle aday olma başarısı gösterememişler. Sevinsek mi, üzülsek mi?

Şu an için büyük ödüller içinde bir tek N.K. Jemisin kendi bileğinin hakkıyla adaylar arasında yer alıyor. The Fifth Season (Beşinci Mevsim) adlı eseriyle En İyi Roman kategorisinde yer alan siyahi yazar, aynı kitabıyla Nebula Ödülü’nde de yarışıyor.

Dilerseniz Rabid Puppies’in listesine buradan, Sad Puppies’in listesine ise buradan ulaşabilirsiniz. File 770’nin hazırladığı karşılaştırmalı listeye de buradan ulaşmanız mümkün. Bizim hazırladığımız aday haberinde de kimlerin hangi listelerden geldiğini kolayca görebilirsiniz.

Şimdi akıllarda şu sorular geziyor: Hugo üyeleri ne yapacak? Tüm bu ünlü ve başarılı isimleri, Stephen King’i, Neil Gaiman’ı, Ann Leckie’yi, Brandon Sanderson’ı, Nnedi Okorafor’u, Mad Max: Fury Road’u, Doctor Who’yu ve Larry Elmore’u bir kalemde silip atacaklar mı? Yoksa Sad ve/veya Rabid Puppies gruplarına bir zafer mi bahşedecekler?

Peki bu yazarlardan kaçı adaylığını sürdürecek? Geçen yılki gibi çekilenler olacak mı? Bilmiyoruz. Bildiğimiz tek bir şey varsa bu yılki Hugo’nun geçen senekine nazaran çok daha ilginç sonuçlara gebe olduğu.

Not: Bu makale ilk olarak Kayıp Rıhtım'da yayımlanmıştır.

0 comments:

ShareThis