27 Kasım 2009 Cuma

Bir bayram hatırası


Bir Kurban bayramı daha geldi çattı sonunda. Hayat ne kadar da hızlı geçiyor, değil mi? Sizi bilmiyorum ama ben o eski bayramların tadını arar oldum şu geçtiğimiz birkaç yıldır. O neşe, o heyecan artık yok maalesef. Eskiden bayram dedin mi bütün aile bir araya gelinir, hep beraber oturulup kalkılır, hep beraber yemek yenirdi. Şimdi ki bayramların manası ise tatil… Bavulunu kapan kendini uzak köşelere atıp ortamdan uzaklaşıyor. Bir kısa mesajla ya da e-posta ile kutlar olduk bayramları…

Geçtiğimiz bayram kurbanlarımızı Balçova Kipa’da kestirmiştik. Malumunuz, şehir içinde pek öyle kurban kesilecek alan kalmadı. Biz de “Bu kez böyle bir şey deneyelim bakalım. Hem de tecrübe etmiş oluruz.” dedik ve Kipa ile anlaştık. Anneannem de bize uydu ve o da Kipa’da kestirmeye karar verdi. Biz kendimiz için bir tane kestirirken anneannem de rahmetli dedem ve rahmetli dayım için birer kurban kestiriyordu. Neyse efendim, sabahleyin bayram namazından sonra babamla birlikte bindik arabaya, Balçova’ya doğru yola çıktık. Bize verilen sıra numarasına göre sabah 8:30’da orada olmamız gerekiyordu. Tam vaktinde oradaydık da… Arabamızı kapalı otoparka park edip kapılara doğru yöneldik. Hayda… Kapılar kapalıydı. “Çok erken geldik herhalde. Baksana kapıları açmamışlar daha.” dedim babama. Aradık taradık ama bir türlü girebileceğimiz bir yer bulamadık. Üstelik otoparkta da bizden başka araç da yoktu ve etraf karanlıktı. Hani her zaman geldiğimiz bir yer olmasa korkmamak mümkün değil. Sonunda tamamen olmasa da yarı yarıya açık duran bir otomatik kapıya rastladık. Aralıktan süzülüp kendimizi alış-veriş merkezinin içine atıverdik. Daha birkaç adım atmıştık ki bir güvenlik görevlisi bizi karşılayıverdi.
“Buyurun? Ne aramıştınız?” dedi görevli.
“Biz kurban kestirmiştik de… Onları almaya geldik.” diye yanıtladık.
“Kurban mı? Ne kurbanı?” diye sordu şaşkınca.
Biz de şaşırdık haliyle. Başladık durumu anlatmaya… “Buyurun hatta bize verilen sıra numarası ve belirlenen saatte bu kâğıtta.” diyerek elimizdeki fişi kendisine gösterdik. Görevli fişe şöyle bir baktı ve “Allah Allah… Benim böyle bir şeyden haberim yok. En iyisi şefime soralım.” dedi. Beraber bir üst kata çıktık ve güvenlik şefinin karşısına dikildik. Şefin her halinden bizi gördüğüne şaşırdığı belli oluyordu. Durumu kendisine izah ettiğimizde ise şaşkınlığı bir kat daha arttı. Çünkü onun da böyle bir şeyden haberi yoktu. Hemen telsizine sarıldı ve mağaza sorumlusu ile irtibata geçti. Az sonra mağaza sorumlusu karşımızdaydı. Elimizdeki fişe şöyle bir baktı ve anında suratı asıldı. Fişten kafasını kaldırıp bize baktı ve sırıttı. Sonra yine somurttu, sonra tekrar sırıttı. Sonunda işaret parmağını kaldırıp “Sizi biraz bekleteceğim.” diyerek hızlı adımlarla gözden kayboldu.


Biz beklerken bizim gibi birkaç müşteri daha geldi. Hepsi kurbanlarını almaya geldiğini söylüyor fakat güvenlik görevlileri tarafından bekletiliyorlardı. Yarım saat gibi bir sürenin sonunda mağaza sorumlusu geri geldi ve kurbanları kendisinin dağıtacağını söyledi. Meğerse bayram dolayısıyla mağazanın açılış saatini bir saat ileri almışlar. Yani 8 yerine 9’da açılacakmış aslında. Kurbanların da 9’dan sonra dağıtılması gerekiyormuş. Her şeyi bir güzel planlamışlar programlamışlar ama küçücük, mini minnacık bir ayrıntıyı atlamışlar. Müşterilere haber vermeyi…

Hemen bizi sıraya soktular ve kesilen kurbanların dağıtımına başladılar. İlk alanlardan biri bizdik neyse ki. Mağaza sorumlusu fişimizi alıp isimlere baktı ve 3 farklı isim (babamın, rahmetli dedemin ve rahmetli dayımın) olduğunu görünce duraksadı.
“Bu seferlik kurbanları teslim edeceğim fakat söyleyin onlara bir sonraki sefer kendileri gelsinler.” dedi gayet ciddi bir tavırla bana.
İkisi de hakkın rahmetine kavuşmuş, nasıl gelecekler? “Olur, söylerim.” dedim bende. İçimden de “Gelirlerse görürsün gününü…” diyerek gülüyordum bu arada.
Şimdi bu kadar şeyi neden anlattım biliyor musunuz? Çünkü yarın yine babamla beraber oraya gideceğiz de ondan. Umarım bu sefer daha iyi hazırlanmışlardır. Bu kez dedem ve dayım da gelirse bayağı şenlikli olacağı kesin…

Hepinizin mübarek Kurban bayramı kutlu olsun efendim. Aileleriniz ve sevdikleriniz ile dolu nice mutlu bayramlara…

15 comments:

Bahaar dedi ki...

güzel bi kurban bayramı anısı :))))

bayramınız mübarek olsun :)

mit dedi ki...

Teşekkürler :) Sizin de bayramınız mübarek olsun.

hakan-can dedi ki...

Evet güzel bir anı..:))

Daha nice böyle şenlik ve coşku dolu bayramlara Mit kardeşim benim...:)

Bayramın kutlu olsun...

mit dedi ki...

Sağol Hakan-can kardeşim. Senin ve ailenin de bayramı mübarek olsun. Sevgiler...

kamikaze dedi ki...

Bayramın kutlu olsun Mitcim.nice sağlıklı,mutlu,huzurlu eski bayramlardaki gibi bayramlar geçirmek dileğiyle.Anınız çok iyiymiş:)

mit dedi ki...

Sağol arkadaşım, teşekkür ederim. Dilerim hepimiz harika bir bayram geçiririz. Tekrar teşekkürler...

SİHİRLİSEPET dedi ki...

zaman gerçektende çok çabuk geçiyor.seneler artık gün gibi...yine güldürdün beni:))) Allah cümlemizi gülmeten ayırmasın :) Hayırlı bayramlar olsun inşaallah...

bi dost dedi ki...

ayy ben de dolandırdılar falan sandım bi an, korktum:) neyse, anı olmuş işte:) iyi bayramlar:)

mit dedi ki...

@ bi dost: Ne yalan söyleyeyim, ilk başta biz de öyle sandık. Neyse ki insanlık daha o kadar da ölmemiş :) İyi bayramlar arkadaşım.

@ Sihirli Sepet: O gülümsemenin yüzümüzden eksik olmadığı nice bayramlara hatta yıllara diyorum o zaman bende ;) İyi bayramlar...

papuç dedi ki...

ben bu yazıyı geç görmüşüm öncelikle özr...

Ölmüşlerine Allahtan rahmet diliyorum...ve alemsin ya bunu da söylemeden geçemeyecem:) Demek gelseler şenlik olacaktı tövbee:)

bunu biyerde daha yazmıştım '''bayramlar aynı bayram ,değişen biz insanlarız'' hala çocuklar için bayramlar eskisi kadar güzel:)

mit dedi ki...

Estağfurullah efendim, ne özürü? Duymamış olayım ;)

Amin, Allah razı olsun. Bilmukabele... Ama şenlikli olmaz mı yani? :) Şöyle bir fırlasalar duvarlardan "İyi bayramlaaar... Bizi çağırmışsınız, geldik bizde." falan diyerekten :) Adamın yüzü ne hal alırdı kim bilir?

İnşallah dediğin gibi bayram çocuklar için eskiden olduğu kadar güzeldir.

Teşekkürler...

SİHİRLİSEPET dedi ki...

Mit nerelerdesin...özledik yazılarını...sen yorum bırakmasaydın, ben geliyodum zaten :)))

mit dedi ki...

İlhami'yi kovalıyorum. İlham perimi yani :) Ben kovalıyorum o kaçıyor bu aralar...

zeynep dedi ki...

:)))Güzel bir bayram olmuş farklı(olaysız) olsaydı size yakışmazdı..:)))Mutlu bayramlar...

mit dedi ki...

Şanımıza yakışmazdı değil mi? :) Sizlere de huzurlu, mutlu ve hayırlı bayramlar dilerim.