5 Ağustos 2010 Perşembe

Oğlan bizim, kız bizim...

Dün uzun zamandır saç saça baş başa… Öhöm! Canla başla hazırlandığımız çok önemli bir gündü bizim için. Çünkü dün sevgili kız kardeşim müstakbel nişanlısı ile birlikte dünya evine girdi. Ve çok şükür ki oldukça da güzel bir düğün oldu. Tabi işin içinde Yorgun Savaşçı olunca ufak tefek aksaklıklar da olmadı değil.

Kız kardeşim kuafördeyken ben de o annemle birlikte terziye gidiyordum. Bugünlerde de İzmir’de doğalgaz ve metro çalışmaları çakıştığı için bütün yollar kazılı maalesef. İşin içine bir de dayanılmaz sıcaklar girince yol ortasında kol kola girip halay çeken metro ve doğalgaz işçileriyle karşılaşmanız kaçınılmaz. Terzinin yerini de tam olarak bilmediğimizden doğru yolu buluncaya kadar akla karayı seçtik. “Buradan sağa sapacağız. Aaa, doğalgazcılar kapatmışlar! O zaman bir ilerdekinden sapar sonra da geri döneriz. Tüh! Burayı da metro inşaatı için kapatmışlar!” diye diye gittik bütün yolu. Neredeyse her şeyi boş verip biz de arabanın içinde halay çekecektik, o derece yani. Oradan girelim şuradan dönelim derken zor da olsa vardık terziye. Annem hemen geliyorum diyerek koştura koştura içeriye gitti. Ama kadınlar ve elbiseler bir araya gelince “acele etmek” kavramından bahsetmek ne mümkün? Yarım saatlik bir “hemen geliyorumun” ardından annem kolunda elbise ile kapıda göründü. Çabucak geri dönüş yoluna koyulduk ama bir kez daha yol çalışmalarının azizliğine uğradık. “Şuradan aşağı inelim. Aaa kapatmışlar. O zaman ileriden döneriz. Eyvah diğer tarafa mecburi istikamet vermişler. Hay Allah, burayı da tek yön yapmışlar!” derken geniş bir daire çizip istemeden de olsa tekrardan terzinin önüne geldik. O esnada “Bak burası da bizim terzi, elbiselerimizi hep buraya yaptırırız.” diye takıldım anneme.

Neyse efendim, kuafördü terziydi derken bütün hazırlıklar tamamlandı ve gelinle damadı beklemeye başladık. Bir süre sonra onlar da geldiler. Kız kardeşim bir kuğu gibi olmuştu maşallah. Damatta çok şıktı ama bir nokta hariç… Papyonunu hâlâ bağlayamamıştı. “Ben bunu bağlamayı bilmiyorum ya, yardım edin!” diyerek yanımıza koşturdu. “Kim biliyor?” diye sordu ardından. Aynı anda hepimiz bir başkasını işaret ederek “O biliyor!” dedik telaşla. Anlaşıldığı üzere hiç birimiz papyon bağlamayı bilmiyorduk. Burada da imdadımıza yetişen Google amca oldu ve papyon bağlamayı gösteren bir video bulduk. Başarısız bir kaç denemenin ardından nihayet papyonu bağlamayı başardım. O anda evde bir sevinç çığlığı koptu, gören de beni kahraman falan sanırdı herhalde.

“Nasıl başardınız efendim? Bu başarınızı seyircilerimizle paylaşır mısınız?”
“Elbette, çok kolay oldu!”
“Peki ne yaptınız?”
(Eller belde şişinerek) “Papyonu bağladım!”

Gelin ve damadı fotoğraf çekimi için düğün salonuna önceden gönderdikten sonra biz de hızla giyinme işlemlerine başladık. Ama ev kalabalık, oda sayısı ise az. Herkes giyinecek nezih bir köşe arıyor, tam buldum derken de pat diye karşınıza biri çıkıveriyor. Hep beraber evin içinde köşe
kapmaca oynamaya başladık mecburen. Pantolonumu odamda, gömleğimi salonda, ceketimi ise koridorda giydikten sonra nihayet hazırdım ama geç kalmıştık. Çabucak aşağı indik, arabalara bindik, motorları çalıştırdık ve yola çıktık. Derken annem “Eyvah! Duvağı unuttum!” diye bir çığlık attı. Hani Türk filmlerinde olur ya, arabalar önce gider fakat birkaç saniye sonra hızlı çekimde çabucak geri dönerler. İşte aynı o sahneyi yaşadık. Düğünün başlamasından tam bir saatçik kadar sonra da düğün sahipleri olarak salona giriş yaptık.

Düğün genel anlamda oldukça keyifliydi. Danslar edildi, pasta kesildi, eş dostla muhabbet edildi, (darısı başına diyenler itina ile hırpalandı) ve tabi en önemlisi iki değerli insanın hayatı bir araya getirildi. Ah bir de şarkıcı sürekli “Evet, kamera bende mi?” deyip durmasaydı. Bütün düğün kaseti boyunca onu izleriz artık. Neyse…

Sevgili kız kardeşime ve değerli eşine sağlık, mutluluk ve huzur dolu uzun bir ömür, güzel bir birliktelik diliyorum buradan. Allah her şeyi gönlünüze göre versin. İnşallah çok ama çok mutlu olursunuz. Sevgiler…

16 comments:

bahar gelsin-HANDAN GÜLER dedi ki...

mitçim öncelkle darısı başına:)))))))))
Allah mesud etsin çifti:))
ya var ya sen çok eğlenceli bir yazarsın yine güldürdün beni
senin gibi hayata bakışı olumlu bir adamla hayatını birleştirecek o kız çok şanslı biri sırf seni ve anılarını okudukça bunu söyleyebilirim:)
bir de her gün daha iyiye giidyor uslup tebrik ederim

mit dedi ki...

Sağol sevgili Handan, çok teşekkürler :) Vallahi bir kişi daha darısı başına derse orta yaş krizlerinden bir tane beğeneceğim kendime :) Güzel dileklerin ve temennilerin için de ayrıca teşekkürler. Kim bilir, belki bir gün bu sayfalardan kendi düğün maceramı anlatmak da nasip olur. Sevgiler...

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

Sağlıkla, mutlulukla, huzurla geçirecekleri bir yuvaları olsun inşallah.
Sevgiler...

vildan dedi ki...

Heyy Mit, hayırlı olsun!Yazıyı okurken aynen kendimi o koşuşturmanın içinde hissettim..
Allah hep düğün mutluluğu versin:)

SİHİRLİSEPET dedi ki...

Mit bu ne güzel bir haber böyle...
Allah ayırmasın inşaallah...Bir ömür boyu mutluluklar dilerim...

şimdi arkadaşım öhöm sen kendine hem bir orta yaş bunalımı seç, hem de beni hırpalama olur mu :)))

mit dedi ki...

@ Aynur: Amin, inşallah. Çok teşekkürler güzel dileklerin için.

@ Vildan: Çok teşekkürler Vildan Hanım. Allah herkesi düğün yorgunluğundan korusun :)

@ S.Sepet: Amin arkadaşım, çok sağol. Sen gel bakayım şöyle yamacıma gel. Nerede benim kızılcık sopam :)

Newbahar dedi ki...

Allah mesut etsin.
Kızkardeşini beyaz gelinlikle görmek çok farklı bir duygu. Farklı ve anlatması imkansız, güzel.

mit dedi ki...

Amin, sağ olun. Evet gerçekten de değişik bir duygu. Ama asıl tokadı eve dönüp de kız kardeşinizi evde bulamayınca yiyiyorsunuz. Çok teşekkürler.

YEMEK VAKTİ AYLİN dedi ki...

merhaba,her düğün gibi telaşesi bol olmuş :)Allah mesut bahtiyar etsin papyonu bağladığınız içinde tebrikler:)

ramazan dedi ki...

Çok çok güzel bir şey evede düğün ve düğün hazırlıkları. Ne kadar hoş. Aylar öncesinden başlayan hazırlıklar ,telaş,koşturmaca. Bazan hüzün, kızgınlıklar, ama çoğunlukla mutlu sonlar. Ne güzel. İşte hayatın içinden, tam ortasından aktarımlar.
Gönlüne sağlık. Mutluluklar diliyorum kardeşinize. Tabii ki darısı tüm bekarlarla beraber sizin de başınıza :)
Sevgiler.

mit dedi ki...

@ Aylin: Teşekkürler ve hoş geldiniz. Güzel dilekleriniz için de ayrıca teşekkür ederim.

@ Ramazan: Bazen hüzünlü bazen de bol hır gürlü olsa da güzel bir koşuşturmacaydı gerçekten de :) Hayatı güzel yapan da böyle zamanlar değil midir zaten? Teşekkürler Ramazan bey. Sevgiler...

Malkavian dedi ki...

-Hayırlı olsun öncelikle.

-Kadınların 'Hemen geliyorum' cümlesine katiyen inanma sakın haa.

-Ben de papyon bağlamayı bilmiyorum o yüzden papyonsuz bir damatlık aldım :) (Taktik budur arkadaş)

-Bütün bu telaşeler bana çok tanıdık geldi niyeyse. Düğün olayı her zaman stresi ikiye katlayan, tahammülü azaltan ama mutluluğu da arttıran bir olaydır.

Tekrardan hayırlı olsun ve telaşe için de geçmiş olsun.

zeynep dedi ki...

Sevgili kız kardeşin ve eşine kocamnn huzur ve sevgi dolu bir yaşamm diliyorum bende...Darısı başına..beni hırpalayamayacaksın ohh çok şükür...;)))

mit dedi ki...

@ Malkavian: Teşekkürler adamım: "Hemen geliyorum" konusunda gerekli dersi aldım merak etme. Papyon bağlama konusunda da kurs vermeye karar verdim hehehe :) Demek sen de evlendin? Hiç haberimiz olmadı valla. Allah sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir birliktelik versin inşallah. Sevgilerimle...

@ Zeynep: Hahaha :) Hadi öyle olsun bari :) Teşekkürler güzel dilekleriniz için.

kamikaze dedi ki...

Mitcim tebrik ederimm ablanı ve eşini.Umarım bir ömür boyu mutlu olurlarrr:)BİR YASTIKTA KOCASINLAR:) darısı isteyenlerin başına:)

mit dedi ki...

Ablam değil yahu kız kardeşim :) Gerçi bu saatten sonra ona abla demek benim için daha hayırlı olur galiba :) Teşekkürler...