24 Haziran 2010 Perşembe

Ah şu dolmuşlar


Şu dolmuşlar ne kadar ilginçtir değil mi? Hiç tanımadığınız insanlara paranızı gönül rahatlığı ile verebildiğiniz tek yer dolmuşlardır herhalde. Aynı zamanda pek çok komik olaya şahitlik eder bu emektar minibüsler. Özellikle de iş dolmuştan inmeye gelince… Hele bir de acemiyseniz yandınız. Durağı kaçırmamanın telaşı ile dilinizin bir güzel dolanması ve ağzınızdan abuk sabuk bir cümle çıkması kaçınılmazdır. Mesela ben… “İnecek var.” diyeceğime avazım çıktığı kadar “İniceeeem!” diye bağırmıştım bir keresinde. Dolmuş şoförü kocaman açılmış gözlerle dikiz aynasından bana bakmış sonra da muzip bir şekilde “Tamam yahu, anladık. Ne bağırıyorsun?” demişti. Bütün dolmuş kahkahalarla gülmüştü bana. Ne kadar da utanmıştım… Neyse ki bu durumun sadece bana özel bir şey olmadığını hatta aileden gelen bir durum söz konusu olduğunu kavradım yıllar sonra. Kız kardeşimin benden aşağı kalır yanı yokmuş mesela bu konuda. Bir keresinde “İnecek var!” diyeceğine yanlışlıkla “Duracak var!” demiş ne de olsa… Sevgili kuzenim Mehmet’te bizden… Teyzenin biri parayı uzatmış ve “Bir tane Ayakapı.” demiş titrek bir sesle. Mehmet kendisine uzatılan parayı almış ama durağı anlayamamış. Bir daha sormuş, yine aynı tonla “Bir Ayakapı…” cevabını almış. Üçüncü kez sormayı kendine yedirememiş ve parayı şoföre uzatarak “Bir tane ayakkabı alır mısınız?” diye seslenmiş. Yine kahkahalar…

Bu tip olaylar dolmuş şoförlerinin “hazır cevaplık” hormonlarını acayip şekilde gelişmesine yol açıyor doğal olarak. Adamların her şeye mi verecek bir cevabı olur yahu? Kadıköy dolmuşunda gidiyorduk. Yine yaşlı bir teyze ayağa kalktı ve kapıya yaklaşıp “Müsait bir yerde!” diye seslendi. Ama bunu o kadar sessiz bir şekilde söyledi ki bırakın şoförü ben dahi zor duydum. Bunun üzerine yaşlı teyze sinirlendi ve “Müsait bir yerde diyorum! Nereye gittiğinizi sanıyorsunuz?” diye bağırdı. Dolmuş şoförü gayet sakin bir biçimde “Kadıköy’e…” diye cevaplayınca hepimiz kahkahayı patlattık. Yaşlı teyze dâhil…

Bir de dolmuşçuların kornaya basma hastalığı vardır. Yolda giderken kaldırımda yürüyen birini gördüler mi hemen yanına yanaşır, kapıları açar ve başlarlar kornaya basmaya. Yürüyen kişi dönüp bakmazsa “Belki duymamıştır.” diyerekten birkaç defa daha çalarlar. “Belki fikri değişir.” diye düşünülerek bir iki kez daha basılır kornaya… Ardından da sitem ederek kapılar kapatılır. Bu olay da sadece bizim ülkemize özgü bir şey olsa gerek diye düşünüyorum. Hatta sadece ben değil, çok meşhur bir sinema yıldızı da öyle düşünüyor. Kim mi? Al Pacino tabii ki… Geçtiğimiz gün Ters Ninja’da Al Pacino’nun bir röportajına rastladım ve o da tam olarak aynı şeyden bahsetmiş. Hem de benim bu yazıyı yazdığım tarihten bir gün sonra. Ne tesadüf değil mi? Bakalım ne demiş sevgili Al;

“Bir de, şu van tipi taşıt araçlarınızı kullanan şoförleri çok merak ediyorum (minibüs demek istiyor). Devamlı korna çalmaları bana çok tuhaf gelmişti. Bunun nedenini sorduğumda yolcuların harekete geçmesini sağlamak istediklerini söylediler. Zaten belli bir yere ulaşmak isteyen yolcuların korna sesi duymadan araca binmek istememeleri gerçekten ilginç. Hatta bu taşıtlar ünlü caddelerinizden birine adını vermiş öğrendiğim kadarıyla (Minibüs caddesini kastediyor).”

Demek ki neymiş? Benden de büyük bir film artisti olurmuş =)

10 comments:

SİHİRLİSEPET dedi ki...

bir keresinde bir minibüs dururken bana çarpacaktı :) evet dururken çünkü durduğu için önünden geçiyordum ve hareket etmeye başladı...çevredekilerin uyarılarıyla tekrar durdu.yayalardan biri de bana ne dese beğenirsin ''kaldırımdan gitsene be ablacımm'' ses tonunu falan hayal edersin artık, öyle daha eğlenceli oluyo :) tabi ben minibüscüyü bırakıp adama sardım :)ayaküstü memleketmizin
kaldırımlarıyla ilgil bi nutuk çektim...anladımı anlamadımı bilmiyorum tabi...neyse böyle işte...
bu arada çıkarımının da çok ilginç olduğunu söylemeden geçemiciim :)

mit dedi ki...

O adamın sesini gayet iyi hayal edebiliyorum :) Bazı insanlar çok düşüncesiz oluyor gerçekten de... Çıkarımımı çıkarlarıma göre çıkardığımı söylemeden geçemiyeceğim ben de (ne dedim ben?) :)

Newbahar dedi ki...

Memleketimde ayrı bir dolmuş kültürü var :)) Hatta dolmuş yolcularının dahi kültürü var diyebiliriz.

Arkaya otursan sesini duyuramamak korkusu ve hemen inememek korkusu, öne otursan zırt pırt arkadan uzatılan paraların sıkıntısı:))

Gün boyu aynı sahnede oynayan yüzlerce karakter. Ne güzel değil mi!..

Şarküteri dedi ki...

Sevgili Al ne zaman gelmiş bizim memlekete, hiç haberim yok. Buralara kadar gelmişken insan bir aramaz mı yahu!

Dolmuşçuluk ayrı bir kültür. Onu en iyi anlatan filmlerden biri de Çiçek Abbas... Sinan Çetin' den beklenmeyecek kadar güzel :) Bir de Kemal Sunal' ın "çiki çiki baba" şarkısı eşliğinde at yarışı tahmin ettiği bir film vardı...

Yazın hep bu filmleri aklıma getirdi Mit.

SİHİRLİSEPET dedi ki...

ahahahaa gayet komik ve manidar bişey söyledin :)))

mit dedi ki...

@ Newbahar: Doğru diyorsunuz, bir de o para uzatma muhabbeti var değil mi? :) İşin bir başka komik tarafı da herkes başına ne geleceğini bile bile biniyor şu merete :)

@ Şarküteri: Güzel tespitlerde bulunmuşsun arkadaşım :) Çiçek Abbas filmini hiç sevmem bu arada ama Atla Gel Şaban'ın yeri gönlümüzde ayrıdır. Çiki çiki babaa... :)

@ Sihirli Sepet: Sen hep böyle gül e mi arkadaşım :)

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

Kesinlikle.:)) Ama aktörden daha ziyade ben iyi bir yazar olacağına eminim.
Sevgilerimle.

mit dedi ki...

Teşekkürler :) Sizden de harika bir dergi editörü olurdu eminim. O dergi de satış rekorları kırardı büyük ihtimalle ;) Tekrar teşekkürler...

Serap dedi ki...

Ha ha bu yazı çok gülümsetti beni. Üstelik uzun zamandır hiç düşünmediğim detayları verdi. Bir de ben anlatayayım. Arkanızdan bir el gelir parmak uçlarıyla sırtınızı dürtükler ama olanca gücüyle bastırır omuzlarınıza ve şu parayı uzaltırmısınız der. Ben eskiden daha çok yapardım ama şimdi o kadar çok yapmıyorum. Uzaltamam ama uzatırım diyordum. Bir kere bil ebeni anlayanı da görmedim :)))))))))

mit dedi ki...

Hmmm... Uzaltır mısın diyorlar demek? O da güzel :) O bütün gücü ile omzumuza bastıranları görmüştüm ama böyle diyeni hiç duymamıştım daha önce. Gerçi senin verdiğin cevap daha da güzel :) Anlasalar şaşardım zaten :) Teşekkürler...

ShareThis